Ölü Yakma ve Aarti Törenleri Varanasi Bölüm – 1

Varanasi’ye slepper wagonla gelmiştim. Tren yerleşim yerinin biraz dışındaki  bir istasyonda durdu, yine riksha ordusu sardı etrafımı, biraz “thanks, no” falan dedim ama hostele gitmek için de rikshaya ihtiyacım vardı. Bir kaçıyla pazarlık yaparak ilk söyledikleri rakamın yarısına anlaştım. Yaklaşık yarım saat sürdü hostele varmamız, hostel daha önce mesaj da atmıştı “Sizi almamızı ister misiniz ?” diye ama buna pek gerek duymadım açıkçası. Gezi sırasında sırt çantalı gezginlerin tercih ettiği hostellerde kalmaya çalıştım, burası gezi süresince kalacağım en uygun hosteldi.

Biraz hostelde dinlendikten sonra hosteldeki görevliden güzel bir restoran önerisi aldım. Hint yemeklerini artık denemek istiyordum. Hindistan hakkında yazılmış bütün yazılarda sokakta yemek yemeyin önerisi olsa da bir süre sonra bu tür restoranları deneyebilirsiniz. Zaten girişlerinden belli oluyor. Burası bir otele aitti.

Hint yemeklerinin baharatlı olduğu herkesçe bilinen bir şey, ama yenmeyecek kadar da değil bence. Sebzeli pirinç pilavı ve tavuk istemiştim, tadı damağımda kalmadı ama genel olarak güzeldi.

Fotoğraflarda gördüğümüz televizyonda izlediğimiz sokakta gezen inekler gerçekti. Varanasi’de, Hindistan’a geldiğimi artık tam olarak anladım. Hatta birkaçı hostel çıkışında zaten dar olan sokağı kapatmıştı, öncelikleri olduğu için beklemek zorunda kaldım.

Ganj Nehrine gitmek için dar sokaklardan geçtim, inşaatta çalışan insanlar kafalarının üzerinde sayısı 10’u geçkin tuğla taşıyorlardı.

Varanasi mutlaka görülmesi gereken bir yer. Bazı yerlerinde sokaklar o kadar daralıyor ki iki kişini rahat geçmesine bile imkan vermiyor. Birde bu sokaklara motorsikletleri ve bisikletleri ekleyin.

Sokakları geçip nehre ulaştığım da kıyı boyunca insanlar yürüyüş yapıyorlardı. Ben de yürümeye başladım. Yol boyunca ghatlar var, aslında ghat dediğimiz şey merdiven, Ganj nehrinin yükseltisi yıl boyunca farklılık gösterdiğinden insanların nehre kolay ulaşımını sağlayabilmek için merdivenler yapılmış.

Ghatlardan en merak ettiğim ise Burning Ghattı çünkü ölüleri burada yakıyorlar. Biraz daha ilerledikten sonra ileride yanan bir ateş gördüm. Burası olmalıydı, biraz yaklaşınca tamamen emin oldum. Yanan ateşin etrafında dağınık bir şekilde kümelenmiş insanlar vardı, birbirleriyle konuşuyorlardı.

Burning Ghat

Etrafta hiç kadın yoktu, bir kaynakta bu törene kadınların gelmediğini okumuştum. Eski bir inanışa göre kocası orada yanan bir kadın eğer kendini ateşe atarsa günahlarından kurtulacağı varsayılıyormuş. Diğer bir nedeni de kadınlar daha duygusal oldukları için oradaki rutin işlemleri zorlaştırabilme ihtimalleriymiş.

Burning Ghatı araştırırken açıkçası orada bir koku olacağını düşünmüştüm. Hatta yanıma nefes almamı kolaylaştırması için buff aldım. Ama hiç de düşündüğüm gibi bir koku yoktu. Şaşırttı bu beni. Yan tarafta bir banka oturdum, ateşi izledim. Alanda yanan üç adet ateş vardı, bu da o an üç kişinin yakıldığını gösteriyordu. Bu törenlerde ölen kişinin en büyük oğlu sorumlu kişidir. Eğer böyle biri yoksa bir akrabası bu sorumluluğu üstlenir. Bu kişi saçlarını kökünden kazıtırmış.

Birinin artık sonuna gelinmişti, erkeklerde göğüs kafesi kadınlarda ise kalça kemiği en zor yanan yerlermiş. Oradaki görevli artık sönmek üzere olan ateşten bir parça aldı ve bir şeyler söyleyerek Ganj Nehrine attı. Bu herhalde yanmayan kemiklerdi.

Ateşin etrafında köpekler dolaşıyordu, kovuyorlardı ama yine geliyorlardı. Keçilerde vardı etrafta, daha sonra anladım ki cenaze ilk getirildiğinde çiçeklerle süsleniyor, keçiler de bu otları yiyor. Köpekleri orada görmek çok garip geldi, sönen ateşin ardından etraftaki insanlar ateşten kalanları bırakıp gittiler. Ardından köpekler geldi ve ateşi eşelemeye başladılar, en sonunda da içerinden biri bir şey buldu ve uzaklaştı oradan. Çok üzücüydü gerçekten. Bir saat kadar orada oturdum. Yanan ateşi, geçen tekneleri, etrafta bekleyen insanları izledim. Sadece kendi konfor alanımızda yaşayarak aynı dünyayı paylaştığımız diğer insanların yaşam biçimlerini görmeden bir ömür geçiriyoruz.

Varanasi’de olduğum hafta karnaval gibi bir şey vardı, öyle meşhur olanlarından değil ama herkes sokaklardaydı özellikle de Dasaswamedh Ghattalardı. Burada Aarti törenleri yapılıyordu ve herkes bu törenleri izliyordu. Önce tören alanının etrafı dolmaya başladı, daha sonra nehirdeki teknelerin üzeri dolmaya başladı. Bir süre törenler devam etti.

Dasaswamedh Ghat
Aarti Törenleri

Hint Fakiri Böyle Bir Şey Olsa Gerek

Törenleri izlerken hafif yağmur atıştırmaya başladı. Muson yağmurlarının mevsimi değildi ama etrafa baktığımda herkes dağılıyor, alandan ayrılıyordu. Yerel halk bu şekilde davranıyorsa benim de bir an önce hostele dönmem gerekiyordu. Buraya Ganjın kıyısından gelmiştim. Dönüşte de ara sokakları kullanmak istedim, yağmur hızlanırsa sığınacak bir yer olur diye düşündüm. Ama ne mümkün.

Varanasi’nin daracık sokaklarında onlarca insanla birlikte yolumu bulmaya çalışırken yağmur hızlandı, ardından da elektrikler gitti. Hiç bilmediğim bir sokakta, hiç bilmediğim bir şehirde, hiç bilmediğim bir ülkede karanlıkta yolumu bulmaya çalışıyordum. Biraz bekledim, biraz yürüdüm derken tanıdık sokaklara çıktım. Buradan hosteli bulmak daha kolaydı artık.

BONUS !!!

 

Ölü Yakma ve Aarti Törenleri Varanasi Bölüm – 1” konusunda Bir Fikir

Bir Cevap Yazın