Taj Mahal, Hindistan

Agra kalesinden çıktıktan sonra bir şeyler atıştırdım ve rikshaya binip Taj Mahal’e geçtim. İki yapı arası yaklaşık iki km, yürünebilir ama dünyanın yedi harikasından birini gezmek için enerjiye ihtiyacınız olacağını unutmayın. Taj Mahal’in birkaç girişi var ama hepsinde bilet satılmıyor. Bilet gişesinin olduğu girişten girmeye çalışın.

Her müzede olduğu gibi Taj Mahal’de de Hindistan hükümeti turistler için güzel bir ayrıcalık yapıyor ve Hindistan vatandaşlarının aksine turistlere 5-6 kat fazla fiyata bilet satıyor. Ama üzülmeyin girişte size litrelik su, galoş ve geçiş önceliği sağlıyorlar. Açıkçası nerdeyse o sıraya giriyordum ama oradaki satıcı çocuklar “Benim biletim çok pahalı, ben neden bekliyorum.” dememi tavsiye ettiler. Yaklaşık 45 dakika sıra beklemektense bunu söylemek daha mantıklı geldi bana ve olumlu sonuç aldım. İçeriye kesinlikle yanıcı bir madde almıyorlar. Çakmak, sigara gibi.. Hatta benim yanımda bir dergi vardı onu da aldılar ama polis arkasını dönünce ben tekrar çantama attım.

Taj Mahal Cuma günleri kapalı, anladığım kadarıyla da cumartesi inanılmaz kalabalık oluyor. Büyük ihtimalle hafta sonundan kaynaklanıyor çünkü yerli turist de çok fazlaydı. Buraya ziyaretinizi hafta içine denk getirmeniz daha mantıklı olabilir, diğer durumda tanıtımlarda gördüğünüz o harika fotoğrafları çekmekte güçlük çekebilirsiniz.

Arama noktasından geçtikten sonra bir yapı karşılıyor sizi, ardından da Taj Mahal’in görkemli yapısıyla karşılaşıyorsunuz. Bazıları çok etkileniyor, bazıları ise daha az ama gerçekten güzel bir yapı.

O meşhur fotoğrafı çektirdiğimiz yer burası.

Oradaki fotoğrafçılar fotoğraflarınızı çekmek için sizinle iletişime geçmeye çalışıyor. Ben tek gezdiğim için orada fotoğraf çektiren bir arkadaştan yardım istedim, Taj Mahal’in minaresini tutarken ki fotoğrafımı bu şekilde çektirdim. Şunu söylemem gerekiyor ki “Tek Çık” sloganı güzel ama tek kötü yanı hatıra fotoğrafı çektirmeniz biraz sıkıntı oluyor.

 

Taj Mahal’e doğru bahçeyi dolaşarak, farklı açılardan fotoğraf çekerek ilerledim. Avlunun etrafında sıra vardı. Ama turist olduğunuz için sıraya girmenize gerek yok. Taj Mahal’in kapısından içeriye doğru ilerledim. Elimde kamerayla çekim yapıyordum, girişteki görevli anlayamadığım bir şeyler söyleyerek kamerayı gösterdi. Haliyle içeride çekim yapmanın yasak olduğu anlaşılıyordu. Ama daha sonra çekime devam ettim.

İçerisi mermer taşlarla döşeliydi. Fotoğraflarda gördüğünüz motiflerden kırmızı yaprağa ışık tuttuğunuzda kan kırmızısı bir renk alıyor, yandaki turistlere anlatan rehber olmasa göremezdim bunu. Ortada temsili olarak iki mezar taşı var. Ama asıl mezarlar alt kattaymış. Ama oraya maalesef girilemiyor. Taj Mahal’in görkemli görüntüsü, içerisi için beklentileri artırsa da bu beklentiyi düşük seviyede tutmanızda fayda var.

Türbeden çıktıktan sonra avluda biraz dolaştım, fotoğraf çektim, duvarda ki kabartma taşları inceledim.

Daha sonra Taj Mahal’in hemen yanındaki camiyi gezdim, buranın kapısını çerçeve yaparak Taj Mahal’in fotoğraflarını çekebilirsiniz. Burada gün batımının ışığının Taj Mahal’in duvarlarına verdiği rengi yakalayabilmek için bir de time lapse video çektim aşağıda ki videoda izleyebilirsiniz.

 

Gece 11’de trenim vardı. Biraz Agra sokaklarında dolaştım, sokaklar çok gürültülüydü. Aynı sokakta üç farklı yerde hoparlörlerle farklı şeyleri yüksek sesle yayınlıyorlardı. Bir de düğüne denk geldim, davullarla gösteri yapıyorlardı. Daha sonra tren garına gittim. Garda beklerken biletime bakınca rikşa şoförünün beni yanlış istasyona bıraktığını anladım, ben merkeze yakın bir tren garındaydım ama biletimin olduğu istasyon Tundla diye bir yermiş. Neyse ki zaman vardı, başka bir rikşa ile anlaşıp o istasyona gittim. İlçe gibi bir yerdi burası anladığım kadarıyla. Lunaparkın yanından geçtik, gara ulaştık. Bu sefer slepper wagonda gidecektim. Bakalım nasıl bir şeymiş.

BONUS !!!

Taj Mahal, Hindistan” konusunda Bir Fikir

Bir Cevap Yazın