Hindistan’da İkinci Gün Red Fort, Lotus Tample, Indian Gate

İlk günün yorgunluğu vardı. Sabah hostelde kahvaltı yaptıktan sonra ertesi gün Jaipur’a gideceğim için tren biletimi aldım. Daha sonra bir riksha kiralayarak şehir turuna başladım.

Hindistan haliyle ucuz bir ülke, günlük şoförlü rikşayı Delhi de 30 TL gibi bir rakama kiralayabilirsiniz. Eğer iki kişiyseniz bu tutar çok daha uygun olacaktır. Tabi biraz da pazarlık yeteneğinize kalmış. Taktik maktik yok ”Bam Bam Bam” Her şey için pazarlık yapın.

Şehir turuna Lotus Temple’dan başladık. Lotus Temple’dan dünyada 7 adet var, biri de Delhi’de. Girişte güzel büyük bir bahçeden geçiyorsunuz, Temple’a vardığınızda galoş giyiyorsunuz, içeride konuşmak ve fotoğraf çekmek kesinlikle yasak. Tabi biz Türkler her şeyin bir yolunu bulduğumuz gibi buna da bir çözüm buldum. Yanımda aksiyon kameram vardı. Onu buff’a sardım sadece objektifinin açıkta kalmasını sağlayarak çekim yaptım Lotus Temple mimari olarak görülmesi gereken bir yer. İçerisi eğer o dine mensup değilseniz pek anlamlı gelmeyebilir. İçerde sadece masa ve sandalyeler var.

Daha sonra India Gate’e geçtik. Burası ikinci dünya savaşından ve Afganistan’dan geri dönmeyen askerler anısına yapılmış. Birçok fotoğrafçı fotoğraflarınızı çekmek için peşinizden geliyor, Hintçede fotoğraf çektirmenin “klik klika” olduğunu öğrendim bu sayede. India Gate’in etrafında bir tur attım, taşların üzerinde askerlerin ismi yazıyor. Buraya yarım saat ayırmanız yeterli olacaktır.

India Gate’ten sonra meclis binasının olduğu alana doğru devam ettik. Burada riksha ile bir tur attık, uzunca bir yol sununda insanların fotoğraf çektirdiği bir yer vardı. Orada durduk fotoğraf çektim ve devam ettik binaların yapısı genel olarak güzel. Makam aracı olarak eski arabalar kullanılıyor.

Yol üzerinde durmanıza izin vermiyorlar, sadece burada fotoğraf çektirebiliyorsunuz.

Hindistan’da rikshalar genellikle sizi anlaşmalı olduğu mağazalardan alışveriş yapmaya teşvik ediyor. Yolda size, Hindistan’da geleneksel kıyafetler giyildiğinden sizin de o şekilde giyinmeniz gerektiğini söylüyor, eğer beğenirseniz alırsınız beğenmezseniz almazsınız, sizi ucuz bir yere götürüyorum başkası olsaydı pahalı mağazalara götürürdü gibi teşvik edici cümleler kullanıyorlar. Bu sözler o an için bana cazip gelmiş olacak ki bende bir mağazaya gittim. Bu mağazalarda her şey var. Hediye olarak şal, eşarp gibi şeyler götürmek istiyordum. Mağazada da bu ürünlere baktım. Satıcının söylediği fiyatın 1/3’ünden daha az bir fiyat teklif ettim. Her yerde bu tür mağazalar bulabileceğiniz için o an bulunduğunuz mağazadan alışveriş yapmamanız sorun olmaz. Haliyle  verdiğim fiyatı kabul etmedi, ürününün çok iyi olduğunu başka yerde bu fiyata böyle ürün bulamayacağımı söyledi ama ben dinlemedim tabi. Rikşaya gittim arkadaşıma gidelim dedim. O da o mağazadan komisyon alacağı için oyalamaya çalıştı beni. Biz konuşurken satıcı geldi ve o fiyata alabileceğimi söyledi.

Bildiğiniz gibi bu ülkede gelir seviyesi düşük, insanlar geçimlerini çok zor sağlıyorlar. Ülkeyi gezerken siz de bunu göreceksiniz. Sizin orada alışveriş yapmanız, vakit geçirmeniz ona komisyon olarak dönecek bu nedenle eğer buralarda vakit geçirmek istemiyorsanız kibarca bunu rikşa şoförüne söyleyebilirsiniz. Hatıra olarak veya hediye olarak almak istediğiniz şeyler varsa bunları Varanasi’den almanızı tavsiye ederim. Gezdiğim eyaletler arasında alışveriş açısından en uygun olan Varanasi’ydi.

Saat biraz ilerlemişti ama yemek yemek aklıma bile gelmemişti. Red Fort’a gitmek istiyordum. Beni gezdiren arkadaş acıkmıştı, bana sürekli acıktın mı diye soruyordu. Beni Red Fort’a bıraktı, saat 5 için sözleştik ben kaleyi gezmeye başladım, o da yemeğe gitti.

Red Fort’un arka girişinde indim. Rikshadan kapıya kadar ring servisi vardı ama kullanmadım yürümeyi tercih ettim. Kalenin duvarları hendekle çevriliydi.

Kalenin önünde bir kaç fotoğraf çektikten sonra girişe yöneldim. Hindistan’daki en detaylı güvenlik aramasının Taj Mahal’den sonra burada olduğunu söyleyebilirim. İçeri girdiğinizde görkemli bir kale sizi karşılıyor. İsminden de anlaşılacağı gibi kale kırmızı taşlardan yapılmış.

Biraz ilerlediğinizde iki taraflı olarak küçük dükkanlar mevcut. Dükkanlar buranın havasını biraz bozuyor açıkçası, turistik bir yer sonuçta. İçeride birçok yerli ve yabancı turist vardı. Gitmeden önce çokça gezi rehberi ve blog okumuştum ama Hindistan tarihini bilmediğim için kale bende pek bir hissiyat uyandırmadı. Zamanında ülkenin oradan idare edildiğini düşünürsek o günki ihtiyacı karşılıyormuş demek ki. Askeri birliklerin konuşlanması için yeterli bir alanmış.

 

 

Hindistan nüfusu ne ara o kadar arttı bunu araştırmak lazım bence, kesin İngiltere’nin oyunu. Kalenin iç yapısı ve bahçesi güzeldi. Bir saati geçkin süre gezdim. Burada bir de müze var. Savaşta kullandıkları araç gereçleri sergiliyorlar. Hatta silahlar bölümünde Türkiye’ye ait bir de tüfek gördüm.

Çıkışta birçok okul geziye gelmişti. Bazı öğrencilerle fotoğraf çektirdim.

Güzel bir hatıraydı. Daha sonra rikşa ile buluşacağım yere gittim. Arkadaşım orada bekliyordu, çok acıkmıştım ama onun tavsiyesi ile kameramı ve fotoğraf makinemi hostele bırakıp öyle çıktım yemeğe, her halde akşam saatlerinde pek güvenli değildi oralar.

BONUS !!!

 

 

Hindistan’da İkinci Gün Red Fort, Lotus Tample, Indian Gate” konusunda Bir Fikir

Bir Cevap Yazın