Delhi’de Sokak Keşfi

Hindistan’a giderken yanınıza dolar almanızı tavsiye ederim. Yaklaşık 12 saatlik yolculuktan sonra Delhi Indira Gandhi Uluslararası Havaalanına ulaşmıştım. Burada biraz para bozdurdum,  1 rupi yaklaşık 0,05 TL ye denk geliyordu,  öyle olunca elinizde bissürü para oluyor. Havaalanında çok fazla para bozdurmanıza gerek yok çünkü düşük kurdan bozuyorlar. Daha sonra hostelde geçmek için ön ödemeli taksilerle anlaştım. Kalacağım hostel oraya ulaşımda ilgili bir mail göndermiş ama ben son bir kaç gün maillerime bakamadığım için bu seçeneklerden mahrum kaldım.  Hava alanında şehir merkezine metro ile de ulaşım sağlayabilirsiniz. Eğer 1 numaralı terminalde indiyseniz hava alanının servisi ile metro istasyonuna geçebilirsiniz. 3. terminale indiyseniz direk metroya ulaşabilirsiniz.

Delhi de kaldığım hostel günlük 25 TL’idi. Yıllık izne çıktığım için kendimi biraz şımartayım dedim sonuçta tüm yılın yorgunluğu vardı.  Yoksa 10 TL ‘ye de güzel hosteller vardı. Hostel’e yerleştikten sonra artık şehri keşfetme zamanı gelmişti. Hostelden şehrin haritasını aldım, bulunduğum yere en yakın yer Jama Mesciddi. Hostelde ki görevliden adres tarifi alıp Hindistan’in keşmekeşi ile tanışmak için adım attım. 

Ana caddeye yaklaşınca korna sesi daha da duyulabilir hale geliyordu. Araçların arkasında “lütfen korna” yazdığını okumuştum bazı gezi yazılarında.  Şimdide bunları canlı olarak görmüş oldum.

Bir süre ilerleyince yerde yatan birini gördüm, üzerine çuval örtmüş yerde yatıyordu. Sanki etrafında onca ses yokmuş gibi yatıyordu.

Yürümeye devam ettim, burnuma çok keskin bir koku gelmeye başladı. Hindistan çok pis diye yazıyordu herkes her halde doğruymuş dedim. Birçok yerde işeme duvarı görebilirsiniz. Meğer koku oradan geliyormuş. Bizde bu iş için duvar kullanan birini görsek belki ayıplarız ama orada normal bir durumdu. (Bir kere bende kullandım : )

Motorlu ve bisikletli rikşalar yol kenarına sıralanmıştı. Ama şehri yürüyerek keşfetmek daha mantıklıydı.

Hindistan’a gelmeden birçok yazı okudum, hemen hemen hepsi de sokak satıcılarından bir şey yemeyin diyordu. Neden böyle söylediklerini bu satıcıların yanından geçerken anladım. Öyle bir koku var ki bırakın yemeyi yanından geçerken gelen kokudan rahatsız oluyorsunuz. Yanınıza mutlaka ishal önleyici ilaç alın.

Bu fotoğraflar Hindistan’a gidip de yöresel bir lezzetin tadına bakmadan dönün diye değil tabi ki, Hint mutfağının güzel sayılabilecek yemekleri var. Ama temiz restoranları tercih ederseniz sağlığınızı tehlikeye atmamış olursunuz.

Yol üzerinde bir sahaf
Yol üzerinde bir berber

Hindistan’a geleli bir kaç saat olmuştu ki unutamayacağım garip şeylerle karşılaşmaya başlamıştım, kaldırıma bir çadır parçası sermiş orayı ev yapmış insanlar, orada yaşıyorlardı.

Teyze beni değnek ile kovalayacağı için fotoğraf bulanık çıktı.

Çok güzel uyuyordun, uyandırmaya kıyamadım !

 

Trafik tıkandı.

Yukarıda gördüğünüz fotoğrafta yayalar, motosikletler, rikşalar ve araçlar birbiriyle o kadar içi içe girdi ki kimse bir yere ilerleyemiyordu. Hemen sağ çarprazda Jama Mescid vardı. Oraya ulaşmak için sadece karşıya geçmem gerekiyordu. Ama geçemedim ! Olduğum yerde kalmıştım. Sonra biri karşıdan geldi, koluma girdi. Dedim ilk günde çantayı, cüzdanı bırakacağız burada ! Oysa ki adam benim orada kaldığımı fark etmiş ve beni karşıya geçirmek için gelmiş. Tabi onun doğal ortamı olduğu için trafiği durdurdu, yolu açtı ve karşıya geçtik 🙂 Kendisine  ” – Namaste ” dedikten sonra Jama Mescide girdim.

Caminin bahçesinde insanlar yerlere oturuyorlardı, uzak mesafelerden burayı ziyaret etmek için geldikleri için çantaları yiyecekleri yanlarındaydı.

Camiye giriş Hindistan vatandaşlarına ücretsiz, turistlere ise 300 rupi idi. Girişte örtünmeye dikkat edin, zaten başka türlü almıyorlar. Yanınızda küçük bir çanta ya da poşet bulundurun. Çünkü içeride ayakkabı ile dolaşmak yasak yok ben öyle gezemem oraları diyorsanız en iyi ihtimal çorapla gezebilirsiniz artık kirlenecek ama idare edin. Burada sadece Hanifi Müslümanlar ibadet ediyor. Namaz vakitlerinde mescidden turistler çıkarılıyor ve vakit namazı kılınıyor. Ortada bir havuz var insanlar orada abdest alıyorlar.

Jama Mescid

Abdest Havuzu

Burada kulak temizliği yapan insanlar görebilirsiniz hatta size de sorabilirler ama hastalık kapmamak için kesinlikle yaptırmayın. Jama Mescidin doğu kapısından çıktığınızda Red Fort’u göreceksiniz.  Jama Mescid için 45 dakika yeterliydi, Red Fort için ortalama bir buçuk iki saat ayırmanız gerekecek. Ben ilk gün sadece sokak keşfi yaptım ve Jama Mescidi ziyaret ettim.

Jama Mescid girişinde güvenlik üst düzeyde !

Jama Mescidin doğu kapısından çıktığınızda pazar yeri ile karşılaşacaksınız. Hediyelik eşya almak için acele etmeyin, Varanasi’yi bekleyin.

Pazar, her yerde aynı.

Tüpçü Fikret !

Hostele dönerken MC Donalds’i gördüm ve akşam yemeğini orada yedim. Burada dikkatimi çeken ilk şey sadece tavuk etinin bulunuyor olmasıydı. İnekler kutsal sayıldığı için haliyle onları kesemiyorlar. Daha sonra ise menülerin yanında yazan tutarlar vergi hariç rakamlar. Siparişinizi verip fişinizi elinize aldığınızda biraz daha yüksek bir rakamla karşılaşıyorsunuz.

Akşam olduğundaysa suyumun bittiğini fark ettim. Hosteldeki damacanalarda arıtılmış sular vardı ama şişe su tüketmek istiyordum. Dışarı çıktım yakındaki bir markete gidip su bisküvi aldım. Gündüz gördüğüm şeylerden farklı olarak yerde yatan insan sayısı artmıştı.

BONUS !!!

Delhi’de Sokak Keşfi” konusunda Bir Fikir

Bir Cevap Yazın